İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kanuni, Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Dava Açma Hakkı

Adil yargılanma hakkının en temel güvencesi mahkemelerin yasayla kurulmuş,yetkili, bağımsız ve tarafsız olmalarıdır. Bu güvence, doğal yargıç ve doğal yargılama makamı ilkesinin bir yansımasıdır. Anayasa’nın 142. maddesinde de mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Yine Anayasa’nın 37. maddesinde de hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir mahkeme önüne çıkarılamayacağı ve bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü mercilerin kurulamayacağı ifade edilerek, kanuni hâkim güvencesi kabul edilmiştir. Ayrıca Anayasa’nın 38. maddesi ve AİHS’nin 7. maddesinde yer alan “suçta ve cezada kanunilik ilkesi” uyarınca sanığın suçun işlendiği sırada var olan görevli ve yetkili bir mahkemeden başka yerde yargılanamayacağı hükme bağlanmıştır. Mahkemelerin bağımsızlığı ile kastedilen ise yargı organının herhangi bir kişi, kurum ya da organdan emir almadan, özellikle yasama ve yürütme organları ve dış etkenlerin (ekonomik ve sosyal gruplar ile medya organları dâhil) baskısı altında olmadan, özgürce karar verebilmesidir. Mahkemelerin bağımsızlığı, mahkemenin teşkilat ve kuruluş olarak bağımsızlığı ile onu oluşturan hâkimlerin bağımsızlığı olarak ele alınabilir. Ülkemizde mahkemelerin bağımsızlığı ilkesi şu şekilde sağlanmıştır: Anayasa’ya göre, yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır (m.9). Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir (m.142). Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisi’nde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz (m.138). Hâkimlerve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe 65 yaşından önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz (m.139). Mahkemenin tarafsız olması ilkesi, hâkimlerin belirli bir davayla ilgili hiçbir menfaatlerinin bulunmamasını ve bu davanın çözümünü etkileyecek bir önyargıya sahip olmamalarını gerektirir. Türk hukukunda hâkimin tarafsızlığının sağlanması amacıyla HMK ve CMK’da hâkimin davaya bakmasının yasak olduğu ve hâkimin reddedilebildiği haller düzenlenmiştir.

Kaynak: İç İşleri Bakanlığı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Güvenlik Terimleri Sözlüğü, Mayıs 2017

Yorumlar kapatıldı.

www.halrum.com © 2020 - Tüm hakları sakldır.