İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Grev

Grev, Türkçeye Fransızcadan girmiş bir kelimedir. Kelime etimolojik açıdan ilk olarak “deniz ya da nehir kenarlarındaki kumsal arazi” anlamına gelmektedir. 19. yüzyılın başından itibaren kullanılan ve bugünkü karşılığının da büyük oranda bu olduğu “işçilerin çeşitli yararlar sağlamak amacıyla toplu ve iradi şekilde işe ara vermeleri” anlamını kazanması ise Paris Seine Nehri kenarındaki bir meydan ile ilgilidir. Bu meydanın ismi Grev’dir. İşçilerin iş aramak için toplu olarak bekledikleri bu meydan zaman içinde eyleme ismini vermiş ve orada bulunmak “grev yapmak”, “grevde olmak” anlamları kazanmıştır.

Hukukumuza 1961 Anayasası ile giren grev hakkı 1982 Anayasasının da 54. maddesinde düzenlenmiş ve temel sosyal haklar arasında sayılmıştır. Söz konusu maddede toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıktığında işçilerin grev hakkına sahip oldukları ve bu hakkın kullanılmasının usul ve şartlarının, kapsam ve istisnalarının kanun ile düzenleneceği belirtilmiştir. Bugün yürürlükte olan ilgili yasa 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeleri Kanunudur. Kanunun 58. maddesinde ele alınan grev “işçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla, aralarında anlaşarak veya bir kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği karara uyarak işi bırakmaları” şeklinde tanımlanmıştır. İşçilerin haklarını korumak ve yükseltmek için hem ulusal hem de uluslararası hukukta yer alan ve bir temel hak olarak tanınan grev hakkının, bazen istikrarı bozmak ya da farklı siyasal amaçlar için kullanıldığı da bilinmektedir.

Kaynakça: İç İşleri Bakanlığı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Güvenlik Terimleri Sözlüğü, Mayıs 2017

www.halrum.com © 2020 - Tüm hakları sakldır.