İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Aleni Surette Yargılanma Hakkı

Aleni yargılama ile kasıt, yargılamada şeffaflığın sağlanarak, uyuşmazlığın, taraflar önünde yapılacak açık duruşmada görülmesini ve kararın açıkça verilmesini, böylece adli mekanizmaların işleyişinde kamu denetiminin getirilerek keyfiliğe müsait gizli duruşmanın engellenmesini sağlamaktır. Bu durum, yargının saydam olmasını ve böylece kamunun mahkemelere olan güveninin sürmesini sağlamaktadır. Adaletin yerine getirilmesi tek başına yeterli değildir. Nasıl yerine getirildiğinin de görülmesi gerekmektedir. Bu itibarla adil yargılanma ilkesinin en önemli unsurlarından birini oluşturan bu hak hem davanın taraflarına hem de kamuya aittir. Gerek hukuk gerekse ceza davalarına ilişkin yargılamanın kural olarak aleni yapılması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Aleni yargılanma hakkı mutlak olmayıp bazı koşuların oluşması halinde sınırlanabilen bir haktır. AİHS m. 6/1’e göre aleni yargılamanın izin verilebilir istisnaları şunlardır: Genel ahlak, kamu düzeni, ulusal güvenlik, küçüklerin çıkarları ya da tarafların özel yaşamlarının gizliliği gerektirmesi, mahkemenin görüşüne göre aleniye tin adaletin gerçekleşmesini olumsuz etkileyeceği özel durumların kesinlikle gerektirmesidir. Türk hukukunda da Anayasa’nın 141. maddesinde “Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir. Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yine CMK’nın “Duruşmanın Açıklığı” başlıklı 182. maddesi uyarınca “Duruşma herkese açıktır. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde duruşmanın bir kısmının veya tamamının gizli yapılmasına mahkeme karar verilebilir. Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır.” Türk hukukunda duruşmaların aleni olmasına ilişkin benzer hükümler HMK’nın 28. ve İYUK’un 18. maddelerinde de mevcuttur. AİHM’e göre idarî organın da bir yargılama faaliyetinde bulunduğu durumlarda bu ilkeye uyulması gerekmektedir.

Yorumlar kapatıldı.

www.halrum.com © 2020 - Tüm hakları sakldır.