İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Adli Dinleme

Söz konusu tedbir hukukumuzda ilk kez, 1999 yılında yürürlüğe giren 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun 2. maddesinde “iletişimin dinlenmesi ve tespiti” başlığı altında düzenlenmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) ise “iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” başlıklı 135. maddesinde bu tedbire yer verilmiştir. CMK m. 135’te iletişimin tespiti, iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ile mobil telefonun yerinin tespiti yöntemleri düzenlenmiştir. İletişimin tespiti; iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemleri ifade etmektedir. İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması, telekomünikasyon yoluyla gerçekleştirilmekte olan konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile diğer her türlü iletişimin uygun teknik araçlarla dinlenmesi ve kayda alınmasına yönelik işlemleri ifade etmektedir. Sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ise, iletişimin içeriğine müdahale niteliğinde olmayıp, yetkili makamdan alınan karar kapsamında sinyal bilgilerinin iletişim sistemleri üzerinde bıraktığı izlerin tespit edilerek, bunlardan anlamlandırılan sonuçlar çıkarmak üzere gerçekleştirilen değerlendirme işlemleridir. CMK’da iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirine başvurulması, “bir suç dolayısıyla” ceza soruşturması veya kovuşturması yapılması koşuluna bağlı tutulmuştur. Bu itibarla, Ceza Muhakemesi Hukuku açısından bu yetki, “delil elde etmek” amacıyla soruşturma ve kovuşturmaya konu suçla sınırlı kalmak kaydıyla uygulanabilmektedir. Söz konusu tedbire, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması halinde, CMK m. 135 f. 8’de sayılan suçlar yönünden başvurulabilmektedir. Şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti ise, soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır. Diğer taraftan, şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için mobil telefonunun yeri, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden tespit edilebilir.

Yorumlar kapatıldı.

www.halrum.com © 2020 - Tüm hakları sakldır.